Ekonomi

Yılmaz: Gerçek bir devrim gerçekleşti

Çatışmaların yoğun olduğu bir coğrafyada yer alan Türkiye’nin bir yandan küresel güvenlik paradigmasının belirleyicilerinden biri olması, diğer yandan savunma alanında her zaman tetikte olması gerektiğini belirten Yılmaz, “ Geçmiş tecrübelerimiz bize göstermiştir ki, Türkiye’nin bağımsızlığı, savunma eserlerinin tasarım ve üretiminde tamamen bağımsızdır. yanından geçer Ancak küresel barış, istikrar ve güven ortamının tesisi, savunma sanayinde ülkeler arasında adil bir istikrarın tesis edilmesine bağlıdır. NATO’nun önde gelen üyelerinden biri olarak Cumhurbaşkanımızın liderliğinde milli savunma sanayimizi geliştirdikçe bölge ve dünya barışına katkımızın artacağına inanıyoruz.”

“Yeni işbirliklerine olanak sağlayacak”

Yılmaz, bu kapsamda açılışını yaptıkları Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı gibi faaliyetleri, savunma sanayiinde geliştirilen her türlü kabiliyetin dost ve kardeş ülkelerle paylaşılacağı bir dostluk platformu olarak gördüğünü ifade etti. Birliğin gelişmesine olanak sağlayacağına inandığını belirtti.

“Sloganımız yerlilik ve milliyet oranını artırmak”

Savunma sanayii alanındaki mottolarının kendi imkanlarıyla üretebilecekleri hiçbir işi dışarıdan satın almamak, yerlilik ve millilik oranını her zaman yükseltmek olduğunu belirten Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “İrade ile. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da temelinde bu alanda gerçek bir devrim yaşandı. Savunma sanayimiz; Dünya çapındaki müteahhitleri, KOBİ’leri, araştırma kurumları, teknoloji ve sanayi kümelenmeleri ile kendi özgün çalışmalarını geliştiren büyük bir ekosisteme dönüşmüştür.

Türkiye 20 yıl önce savunma işlerinde yüzde 80 dışa bağımlıyken, bugün bu oran yüzde 20’lere düştü. 2002 yılında yaklaşık 5,5 milyar dolar bütçe ile savunma sanayi projeleri yürütürken 16 kat artışla yaklaşık 90 milyar dolar mertebesine ulaştık.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu